İflas başvurusu bir kaldıraç olarak
İflas başvurusu, borç tahsilat sürecindeki en ağır baskı aracıdır. Hiçbir girişimci iflas ilan edilmek istemez; sonuçları çok geniş kapsamlı ve geri döndürülemezdir. Borçlu, varlıkları üzerindeki tasarruf gücünü kaybeder, bir kayyum yönetimi devralır ve devam eden tüm anlaşmalar baskı altına girer.
İflas başvurusunu etkili bir tahsilat aracı yapan şey tam olarak bu tehdittir. Uygulamada, çoğu borçlu duruşma gerçekleşmeden önce ya ödeme yapar ya da bir ödeme planı düzenler.
Ancak iflas başvurusu hafife alınacak bir araç değildir. Her zaman öncelikle bunun hukuken haklı ve orantılı olup olmadığını değerlendiririz.
Ne zaman iflas başvurusu yapmak faydalı olur?
İflas başvurusu, ancak borçlu ödeme yapabilecek durumda olup da ödeme yapmak istemiyorsa bir kaldıraç görevi görür. Ödeme isteksizliği varsa –borçlunun mal varlığı var ama ödemeyi reddediyorsa– o zaman bu önlem etkilidir.
Borçlu gerçekten iflas etmiş ve ödeme yapamayacak durumdaysa, iflas başvurusu bir pazarlık gücü olarak pek bir işe yaramaz. İflas ilan edilir, siz de iflas yöneticisiyle teminatsız alacaklı olarak sıraya girersiniz ve tam tahsilat şansı düşüktür. Uygulamada, çoğu iflas, alacaklıları tatmin edecek yeterli varlığa sahip olmamasıyla sonuçlanır.
Mal varlığı tespiti araştırması şu değerlendirmeye yardımcı olur: Borçlunun ödeme yapacak yeterli varlığı var mı, yoksa gerçekten iflas etmiş durumda mı?
İflas başvurusu için gerekenler
Mahkeme, iki şartın yerine getirilmesi halinde iflas kararı verir.
Öncelikle, borçlunun ödemeleri durdurmuş olması gerekir. Yani, geçici olmayan bir ödeme yapma yetersizliği veya isteksizliği durumunda olması şarttır.
İkinci olarak, birden fazla alacaklı gereklidir. Tek başına alacaklı olarak kendiniz iflas başvurusunda bulunabilirsiniz, ancak iflas kararının verilmesi için, en az bir başka alacaklının da icra edilebilir bir alacağının olması gerekir; buna destekleyici alacak denir. Eğer kendiniz bir destekleyici alacak bilmiyorsanız, ağımız aracılığıyla sizin için bir destekleyici alacak bulabiliriz.
Bu işlem nasıl işliyor?
Sadece bir avukat, alacaklı adına mahkemeye iflas başvurusunda bulunabilir. Biz de derhal uzman bir avukatla iletişime geçiyoruz.
İşlem genellikle şu şekilde ilerler: Öncelikle borçluya bir iflas başvuru taslağı göndeririz; borçlu genellikle bu aşamada ödeme yapar. Eğer yanıt vermezse, avukat mahkemeye dilekçeyi sunar.
Duruşma, iflas başvurusunun yapılmasından sonraki üç ila dört hafta içinde gerçekleşir. Başvuru ile duruşma arasındaki dönemde baskı en üst seviyededir; borçlu, iflastan kaçınmak için çok az zamanı kaldığını bilir.
Baskıyı biraz daha sürdürmek ister misiniz? Ödeme düzenlemesi konusunda görüşmeleriniz devam ediyorsa, esas duruşma en fazla sekiz hafta süreyle ertelenebilir. Bu size son ana kadar güçlü bir pazarlık gücü sağlar.
Borçlu ödeme yaparsa veya bir anlaşmaya varırsa, avukat duruşmada sözlü olarak talebi geri çekebilir.
Risk: Haksız başvuru nedeniyle doğacak sorumluluk
İflas başvurusu risksiz değildir. Başvuru baştan başarısızlığa mahkumsa — çünkü iddia esas yönünden tartışmalıysa veya borçlunun ödemeleri durdurduğu açıkça kanıtlanamıyorsa — borçlunun kendini savunmak için yaptığı yasal masraflardan sorumlu tutulabilirsiniz.
Herhangi bir adım atmadan önce, iflas başvurusunun hukuken haklı olup olmadığını her zaman öncelikle değerlendiririz. Tartışmalı bir iddia söz konusu olduğunda, olağan mahkeme süreçleri daha iyi bir yoldur.
Peki ya gerçekten iflas ilan edilirse?
Borçlu iflas ilan edilirse, varlıkların yönetimi bir kayyum tarafından devralınır. Alacak talebinizi kayyuma sunarsınız. Alacağınız miktar ve alacaklıların sıralaması, mevcut mal varlığına bağlıdır. Mal varlığı yetersizse, hiçbir şey alamazsınız.
Borçlu gerçek kişi mi ve iflas daha sonra mal varlığı yetersizliği nedeniyle mi kaldırıldı? O halde, talebiniz yeniden canlanır ve iflasın kaldırılmasının ardından tekrar yasal yollara başvurabilirsiniz.