Bir şirket için, örneğin faydalı tesislerin, tedarikçilerin ve müşterilerin varlığı nedeniyle yeni bir lokasyonda yerleşmek bazen avantajlı olabilir. Ancak, çalışanlar da önemli değişikliklerle karşı karşıya kalırlar. Tamamen farklı bir şehre taşınmak zorunda kalabilirler ve bu süreçte ulaşım sorunlarıyla karşılaşabilirler. Bir şirketin bu olumsuz sonuçları fark etmesi önemlidir.
Bir şirketin yer değiştirmesi ve bunun çalışanlar üzerindeki sonuçları
Prensip olarak, bir işveren şirketi yeni bir yere taşımakta özgürdür. Ancak bu, işverenin çalışanların çıkarlarını dikkate almak zorunda olmadığı anlamına gelmez. Sonuçta, bir şirket yer değiştirmesi, özellikle yeni iş yerine olan mesafe önemli ölçüde arttığında, çalışanların günlük yaşamlarını büyük ölçüde etkiler. Uygulamada, birçok şirket yerel olarak yer değiştirmeyi tercih eder; bazı çalışanlar iş yerine biraz daha yakın, diğerleri ise biraz daha uzakta yaşar.
Bu gibi durumlarda sorun yoktur ve iş sözleşmesi geçerliliğini korur. Bu, çalışanın prensip olarak şirketle birlikte taşındığı anlamına gelir. Öte yandan, yeni yerin işe gidiş-dönüş süresini önemli ölçüde uzatması sorunlara yol açabilir. Bu durum özellikle hareket etmekte zorlanan fiziksel engelli çalışanlar veya işe gidiş-dönüş süresinin günlük işe gidip gelmeyi sürdürülemez hale getirecek kadar uzaması durumunda geçerlidir.
Seyahat süresi makul seviyede kalmalıdır
Makul bir seyahat süresinin ne olduğuna dair yasal bir standart yoktur. Bu, her vaka için ayrı ayrı değerlendirilmeli ve diğer şeylerin yanı sıra kişisel koşullara bağlıdır. Bir fikir vermek gerekirse: sosyal yardım kurumları zaten bir buçuk saatlik (tek yön) bir seyahat süresini uygun kabul etmektedir. Zaten uzun yolculuklara alışmış biri için itiraz etmek daha zordur. Hareket etmekte zorlanan fiziksel engelleri olan biri için ise daha kolaydır. Kısacası: seyahat süresinin makul olup olmadığı her vaka için ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Genel olarak, çalışanların gerçekten geçerli bir sebepleri olmadığı sürece, yeni çalışma yerine en azından bir şans vermeleri gerektiği varsayılır. Ancak bu, bir çalışanın otomatik olarak daha uzun bir işe gidip gelme mesafesini kabul etmek zorunda olduğu anlamına gelmez. Sonuçta, yeni durumun uygulanamaz olduğu ortaya çıkarsa çalışanlar itiraz edebilirler.
Daha uzun seyahat süreleri için çözümler bulmak
Bu konuyla ilgili görüşmelerde, çalışanla birlikte bir çözüm aramak tavsiye edilir. İşveren, çalışanın endişelerini çeşitli şekillerde giderebilir. Örneğin, daha yüksek bir seyahat ödeneği üzerinde anlaşılabilir, çalışan evden çalışabilir veya seyahat süresinin bir kısmı çalışma süresi olarak kabul edilebilir. Çalışan yeni yere daha yakın bir yerde yaşamaya karar verirse, taşınma ödeneği de sunulabilir.
Yer değiştirmeyi reddettiği için işten çıkarılma
Bir çalışan yeni lokasyonda çalışmayı reddederse ve bir anlaşmaya varılamazsa, bu durum iş sözleşmesinin feshedilmesine yol açabilir. Bu, işten çıkarma prosedürü veya karşılıklı rıza ile fesihmiktarını olumlu yönde etkileyebilir kıdem tazminatı, nihayetinde işten çıkarma prosedürüne gidilmesi durumunda,